Türkiye'de iş dünyasının gizli kahramanları olan İş Güvenliği Uzmanları (İSG), 6331 sayılı Kanun çerçevesinde kritik sorumluluklar üstleniyor. Ancak mevzuattaki geniş görev tanımı ile sahadaki yetki sınırlamaları, uzmanları "sorumluluk ile yetkisizlik" arasında zorlu bir denge kurmaya itiyor.
Yasal Çerçeve: 6331 Sayılı Kanun Ne Diyor?
Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği sistemi, 6331 sayılı İSG Kanunu üzerine inşa edilmiştir. Kanunun 8. maddesine göre uzmanlar, işverene rehberlik ve danışmanlık yapmakla yükümlü profesyonellerdir. Temel amaç; işyerindeki teknik aksaklıkları belirlemek, çözüm önerileri sunmak ve bu süreci yazılı olarak kayıt altına almaktır.
İş Güvenliği Uzmanının 4 Ana Görev Alanı
Uzmanların sorumlulukları, ilgili yönetmeliklerle dört temel sütun üzerine oturtulmuştur:
-
Rehberlik ve Danışmanlık: Makine seçimi, kişisel koruyucu donanım ve iş organizasyonu konularında işverene teknik tavsiyeler sunmak.
-
Risk Değerlendirmesi: Tehlikeleri henüz ortaya çıkmadan analiz etmek ve önleyici faaliyetleri planlamak.
-
Çalışma Ortamı Gözetimi: Periyodik kontrolleri takip etmek, acil durum planlarını hazırlamak ve tatbikatları yönetmek.
-
Eğitim ve Bilgilendirme: Çalışanların İSG bilincini artırmak ve İSG-KATİP üzerinden yasal bildirimleri gerçekleştirmek.
Yetki ve Sorumluluk Arasındaki "Asimetri" Sorunu
İSG uzmanlarının en büyük handikabı, yetkilerinin sınırları ile sorumluluklarının ağırlığı arasındaki farktır. Uzmanlar, hayati tehlike durumunda işin durdurulmasını talep etme yetkisine sahip olsalar da, uygulamada "işin akışını aksatmama" yükümlülüğü ile karşı karşıya kalmaktadırlar.
Kritik Uyarı: Uzmanlar, hayati bir tehlikenin işveren tarafından giderilmemesi durumunda, konuyu Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüklerine bildirmekle yükümlüdür.
Mesleki Kimlik Krizi ve Tükenmişlik
Haber analizimize göre; uzmanların hem "danışman" hem de "denetçi" rolünü aynı anda üstlenmesi mesleki bir belirsizliğe yol açıyor. Tespit edilen bir riskin giderilmesi için sadece öneri sunabilen uzmanın, önerisi uygulanmadığında yaşanan kazadan sorumlu tutulması, sektördeki en büyük stres kaynağı olarak öne çıkıyor.
Çok yönlü görev yükü (eğitim, ölçüm, raporlama, kayıt) uzmanların belirli bir alanda derinleşmesini zorlaştırırken, "yüzeysel müdahale" riskini de beraberinde getiriyor.
