Türkiye'de iş kazalarının önlenmesi ve çalışan sağlığının korunması amacıyla kurulan İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri (İSGB), son yıllarda İSG hizmetlerinin temel yapı taşı haline geldi. Ancak 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde şekillenen bu sistem, bugünlerde "teorik tasarım" ile "pratik işleyiş" arasındaki derin uçurumla gündemde.
Proaktif Yaklaşım: Sorunu Kaynağında Çözmek
İSGB konsepti, geleneksel "kaza sonrası müdahale" (reaktif) anlayışını terk ederek, "kaza öncesi önleme" (proaktif) modelini hedefliyor. Bu birimlerin kuruluş felsefesi üç ana sütun üzerine kurulu:
-
Hızlı Müdahale: İşyerinde sürekli uzman kadronun bulunması.
-
Kişiselleştirilmiş Strateji: İşyerine özgü risk analizi yapılması.
-
Erken Tanı: Çalışan sağlığının düzenli takibi.
"Kağıt Üzerinde Güvenlik" Tehlikesi
Mevzuat; İSGB'lerin oda boyutlarından teknik donanımına kadar her detayı titizlikle belirlese de, sahada durum oldukça farklı. Uzmanlar, sistemin en büyük sorununun "kağıt üzerinde güvenlik" anlayışının yaygınlaşması olduğunu belirtiyor. Sadece yasal yükümlülükleri yerine getirmeye odaklanan bu yapı, gerçek koruyuculuk işlevini kaybedebiliyor.
Uzmanların İki Büyük Çıkmazı: Bağımsızlık ve İş Yükü
İSGB sisteminin etkinliğini gölgeleyen en kritik iki sorun ise şöyle sıralanıyor:
-
Ekonomik Bağımlılık Sorunu: İSGB personeli işveren tarafından istihdam ediliyor ve finansmanı işveren sağlıyor. Bu durum, özellikle üretimi durduracak veya yüksek maliyet gerektirecek güvenlik önlemlerinde personelin objektif karar almasını zorlaştırıyor.
-
Aşırı İş Yükü Dağılımı: İş güvenliği uzmanları; risk değerlendirmesinden eğitime, raporlamadan acil durum müdahalelerine kadar geniş bir sorumluluk ağında sıkışmış durumda. Bu yoğunluk, uzmanların hem teknik hem de yönetsel roller arasında bölünmesine neden oluyor.
Esneklik ve Entegrasyon Eksikliği
Mevcut sistemin bir diğer zayıf noktası ise standardize edilmiş yapısı. 50 kişilik bir tekstil atölyesi ile 5000 kişilik bir dev kimya tesisi, benzer şablonlarla yönetilmeye çalışılıyor. Sektörel farklılıkları gözetmeyen bu yapıya, İSGB’lerin İnsan Kaynakları ve Üretim Planlama gibi diğer birimlerden "izole" çalışması da eklenince, sistemin organizasyonel gücü zayıflıyor.
Sonuç olarak; İSGB'lerin sadece fiziksel birimler olarak kalmaması, gerçek anlamda işleyen bir güvenlik kültürü oluşturması için finansal bağımsızlık ve sektörel esneklik gibi alanlarda reform yapılması gerektiği vurgulanıyor.
