İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) profesyonelliği, sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda etik sorumluluk, sürekli güncellenen mevzuat ve karmaşık insan ilişkilerini yönetme becerisi gerektiren özgün bir alandır. Ancak bugüne kadar bu meslek grubunun iş doyumunu açıklamak için kullanılan Herzberg’in İki Faktör Teorisi veya Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi gibi klasik yaklaşımlar, günümüz İSG dünyasının dinamiklerini tam olarak yansıtamamaktadır.
Peki, bir İSG profesyonelini gerçekten ne motive eder? Neden geleneksel modeller bu mesleğin "gri alanlarını" açıklamada eksik kalıyor?
Klasik Yaklaşımların Çıkmazı
Geleneksel teoriler, iş doyumunu genellikle ücret, çalışma koşulları veya bireysel başarı gibi genel kavramlar üzerinden okur. Oysa bir İSG uzmanı veya işyeri hekimi için durum çok daha katmanlıdır:
Herzberg ve Hijyen Faktörleri: Maaş ve fiziksel koşullar önemli olsa da, bir İSG profesyonelinin yaşadığı etik ikilemler ve dolaylı etki oluşturma sancısı bu teorinin kapsamı dışındadır.
Vroom ve Beklenti Teorisi: Bireysel performansa odaklansa da, İSG profesyonelinin başarısının (örneğin bir iş kazasının yaşanmaması) çoğu zaman "görünmez" olması, bu teorinin motivasyonel karşılığını zayıflatmaktadır.
Yeni Bir Bakış Açısı: İSG’ye Özgü Dört Temel Boyut
Nitel araştırmalar, İSG profesyonellerinin mesleki memnuniyetini anlamak için daha spesifik ve bütüncül bir modele ihtiyaç olduğunu göstermektedir. İşte bu yeni çerçeveyi oluşturan dört kritik sütun:
1. Mesleki Gelişim ve Kariyer Dinamizmi
İSG dünyası durağan değildir. Değişen mevzuat ve teknolojiye uyum sağlama kapasitesi, profesyonelin mesleki kimliğini güçlendirir. Uzmanlık alanında kendini güncel tutabilen profesyonel, mesleki sürdürülebilirliğini sağlar ve bu durum doğrudan tatmin düzeyine yansır.
2. İş Ortamında Dayanışma (İzolasyona Karşı Sosyal Destek)
Özellikle OSGB yapısında, kısmi zamanlı ve farklı işyerlerinde görev yapan profesyoneller için en büyük risk mesleki yalnızlıktır. İşveren, iş arkadaşları ve diğer meslek gruplarıyla kurulan güçlü iş birliği, bu izolasyon hissini kırarak aidiyet duygusunu artırır.
3. Mesleki Faaliyetlerin Anlamı ve Tatmin
İSG profesyoneli için en büyük ödül, önlediği kaza veya engellediği meslek hastalığıdır. Kendi katkısının işyeri güvenliği performansı üzerindeki doğrudan etkisini gören profesyonel, yaptığı işin toplumsal bir karşılığı olduğunu hisseder.
4. Sistemsel Engellerle Mücadele
Kaynak yetersizliği, bürokratik hantallık ve işveren desteğinin eksikliği mesleki memnuniyetin önündeki en büyük barikatlardır. Uzmanın önerilerinin dikkate alınmaması, sadece işleyişi bozmaz; aynı zamanda profesyonelin motivasyonunu da yıpratır.
Sonuç: Bütüncül Bir Yaklaşım Şart
İSG profesyonellerinin iş doyumu, sadece bir "çalışan" memnuniyeti değil, aynı zamanda bir "toplum koruyucu" memnuniyetidir. Onların özgün çalışma koşullarını, hukuki sorumluluklarını ve kurumsal engellerini dikkate almayan hiçbir yaklaşım kalıcı bir çözüm sunamaz.
Sektörün geleceği, profesyonellerin sadece teknik becerilerine değil, onların mesleki kimliklerini ve etik duruşlarını destekleyen bu yeni teorik çerçeveye odaklanmaktan geçiyor.