İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde başarının anahtarı, multidisipliner bir ekip çalışmasından geçer. Bu ekibin en önemli halkalarından biri olan Diğer Sağlık Personeli (DSP), sadece bir "yardımcı" değil, iş sağlığı operasyonlarının sürdürülebilirliğini sağlayan teknik bir güçtür. Peki, 6331 sayılı Kanun çerçevesinde DSP’lerin yetki ve sorumlulukları tam olarak nelerdir?
İşyeri Hekiminin Sağ Kolu: Tanım ve Görevlendirme
Yasal düzenlemelere göre diğer sağlık personeli; işyeri hekimi ile koordineli çalışan, sağlık hizmetlerinin planlanmasından uygulanmasına kadar her aşamada teknik destek sunan profesyoneldir.
Görevlendirme şartlarında dikkat çeken noktalar:
Tam süreli işyeri hekimi bulunan yerlerde DSP görevlendirilmesi zorunlu değildir.
DSP hizmet süreleri bölünemez; bu kural hizmet kalitesinin korunması adına hayati önem taşır.
Vardiyalı sistemlerde, sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürmesi için çalışma programı vardiya yapısına uygun düzenlenmelidir.
Veri Toplamadan Eğitime: DSP Neler Yapar?
Bir diğer sağlık personelinin günlük mesaisi sadece pansuman veya ilk yardım ile sınırlı değildir. Onlar, işyerindeki "sağlık hafızasını" tutan kişilerdir.
Kayıt ve Takip: Çalışanların işe giriş ve periyodik muayenelerinde sağlık öykülerini kayıt altına alır, işyeri hekimine muayene sırasında asiste eder.
Özel Politika Gerektiren Gruplar: Gebe çalışanlar, 18 yaş altı gençler ve kronik hastalığı olanlar DSP’nin yakın markajındadır. Bu riskli grupların takibi, olası sağlık sorunlarının erkenden tespit edilmesini sağlar.
Hijyen ve Eğitim: İşyeri bina ve eklentilerinin genel hijyen şartlarını denetlerken, aynı zamanda çalışanların sağlık bilincini artıracak eğitimlerde aktif rol alır.
Yetki ve Sorumluluk: Hiyerarşik Yapı Nasıl İşler?
DSP’lerin yetkileri oldukça geniştir; işyerinin her bölümünde inceleme yapabilir, gerekli belgelere ulaşabilirler. Ancak burada kritik bir "çifte onay" mekanizması mevcuttur. DSP, tüm bu yetkilerini işveren ve işyeri hekiminin bilgisi dahilinde kullanır.
En Önemli Kural: İletişim Hattı DSP, tespit ettiği aksaklıkları veya tavsiyeleri doğrudan işverene değil, işyeri hekimine iletmekle yükümlüdür. Bu durum hiyerarşik bir düzen sağlasa da, zaman zaman hızlı çözüm üretme noktasında bir engel olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Mesleki Gelişim ve Etik Yükümlülükler
DSP’ler de tıpkı hekimler gibi tıbbi etik kurallara tabidir. Çalışanın özel sağlık bilgilerinin gizliliği ve meslek sırlarının korunması, bu mesleğin ahlaki temelini oluşturur. Ayrıca, tam süreli çalışan DSP’lerin yılda 5 iş günü mesleki gelişim izni hakkı bulunması, güncel tıp bilgilerinin iş sahasına yansıtılması açısından büyük bir kazanımdır.
Sonuç: Bir Yardımcıdan Daha Fazlası
Her ne kadar mevzuat DSP’yi "yardımcı" olarak tanımlasa da, saha tecrübesi gösteriyor ki; iyi bir diğer sağlık personeli olmayan bir iş sağlığı birimi, verimli çalışmakta zorlanır. Mesleki özerklik ve yetki sınırları konusundaki tartışmalar sürse de, DSP’lerin iş sağlığı ve güvenliği sistemindeki stratejik önemi yadsınamaz.
İşletmelerin bu personeli sadece yasal bir zorunluluk olarak değil, çalışan sağlığını koruyan profesyonel bir partner olarak görmesi; hem iş barışını hem de verimliliği artıracaktır.