Soru: İşyerlerinde Psikososyal Risklerle Mücadele Konusunda Alınan Önlemlerden hangisi öncelikli tercihimiz olur?
- A. Çalışanlara Özel Danışmanlık
- B. Eğitim
- C. İşin Örgütlenmesinde Değişiklik Yapılması
- D. Çalışma Saatlerinde Değişiklik
- E. Problemli Grupları Ayırmak
İş dünyasında verimliliği ve çalışan bağlılığını tehdit eden en büyük unsurlardan biri psikososyal risklerdir. Stres, mobbing ve tükenmişlik gibi faktörlerle mücadele ederken, hangi önlemin daha etkili olduğu sıkça tartışılan bir konudur. Peki, uzmanlara göre psikososyal risk yönetiminde öncelikli tercihimiz ne olmalıdır?
Risk Yönetiminde "Kaynağında Müdahale" İlkesi
İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) disiplininin değişmez kuralı şudur: Risklerle mücadele önce kaynakta, sonra ortamda, en son ise kişisel boyutta yapılır. Psikososyal riskler söz konusu olduğunda "kaynak", doğrudan işin kendisi ve o işin nasıl yönetildiğidir.
Neden "Eğitim" İlk Sırada Değil?
Genellikle ilk akla gelen seçenek olan çalışanlara eğitim verilmesi, aslında hiyerarşinin son basamaklarında yer alır. Çünkü eğitim, riski ortadan kaldırmaz; sadece çalışanın o riskle başa çıkma kapasitesini artırmaya çalışır. Bu da sorunu kökten çözmek yerine "kişiye yönelik" bir müdahale olarak kalır.
Doğru Cevap: İşin Örgütlenmesinde Değişiklik Yapmak
Psikososyal risk faktörlerini minimize etmenin en kalıcı ve öncelikli yolu İşin Örgütlenmesinde Değişiklik Yapılmasıdır (C Şıkkı). Görev tanımlarının netleştirilmesi, aşırı iş yükünün dengelenmesi ve karar alma süreçlerine katılımın sağlanması gibi yapısal değişiklikler, riski henüz doğmadan "kaynağında" yok eder.
