Türkiye’de vatandaşlık haklarından çalışma hayatındaki dengelere kadar pek çok konu, karmaşık gibi görünen ancak belirli bir aritmetiğe dayanan kurallarla yönetiliyor. İster kamu personeli seçme sınavlarına hazırlanın, ister bir çalışan veya işveren olun; Meclis’in işleyişinden İş Kanunu’ndaki "muvazaa" detayına kadar bu temel bilgileri bilmek, haklarınızı korumanın ilk adımıdır.
Meclis Aritmetiği: Sayılar Ne Anlatıyor?
TBMM’de yasama süreci sadece el kaldırmakla bitmiyor. 600 milletvekilinden oluşan meclis yapısında, her kararın arkasında hassas bir matematik var. Örneğin, bir kanun teklifinin görüşülebilmesi için en az 200 vekilin salonda olması (Toplantı Yeter Sayısı) şart. Ancak konu Anayasa değişikliği veya genel af gibi kritik başlıklar olduğunda, 360 (3/5) ve 400 (2/3) gibi nitelikli çoğunluklar devreye giriyor. Bu sayılar, toplumsal mutabakatın hukuki birer yansımasıdır.
Cumhurbaşkanlığı Sisteminde "İstikrar" Faktörü
2017 değişikliği sonrası hayatımıza giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde seçilme şartları oldukça net. 40 yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim mezunu her Türk vatandaşı bu makama aday olabilir. Halkın doğrudan oyuyla (%50+1) seçilen Cumhurbaşkanı, 5 yıllığına görev alırken; sistemin devamlılığı için vekalet görevi Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na verilmiştir. Bu sistemde partili cumhurbaşkanlığı modelinin benimsenmiş olması, yürütme ile yasama arasındaki bağın farklı bir boyuta taşındığını gösteriyor.
İş Kanunu’nda Görünmez Tuzaklar: Muvazaa ve Taşeron
Çalışma hayatında en çok kafa karıştıran konulardan biri 4857 Sayılı İş Kanunu’nun sınırlarıdır. Herkes bu kanun kapsamında mıdır? Hayır. Deniz ve hava taşıma işleri ile aile ekonomisi sınırındaki tarım işleri gibi bazı alanlar kanun kapsamı dışındadır.
Özellikle alt işveren (taşeron) ilişkilerinde karşımıza çıkan "muvazaa" kavramına dikkat edilmelidir. Eğer bir asıl işveren, sırf işçilerin haklarını kısıtlamak veya maliyetten kaçmak için hileli bir alt işverenlik ilişkisi kurarsa, yargı bunu "başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi" sayarak cezalandırır. İş mahkemelerinde 4 ay gibi kısa sürelerde sonuçlanan bu davalar, işçinin emeğini koruyan en güçlü kalkanlardan biridir.
Haklarımızı Nasıl Sınıflandırıyoruz?
Hukuk sadece kurallar bütünü değildir; aynı zamanda bir "haklar" hiyerarşisidir. Devletin dokunamayacağı "Negatif Haklar" (konut dokunulmazlığı gibi), devletten talep ettiğimiz "Pozitif Haklar" (sağlık, eğitim) ve yönetime katıldığımız "Aktif Haklar" (seçme-seçilme) modern demokrasinin temel taşlarıdır.
Sonuç olarak; meclis yapısından yargı organlarına, iş sözleşmesindeki deneme süresinden (2-4 ay) geçici iş ilişkisine kadar her kural, toplumsal düzenin bir parçasıdır. Bu kuralları bilmek sadece sınav kazandırmaz, bilinçli bir vatandaş olmanın kapısını aralar.
